[email protected]

Depresyon, kişinin mesleki ve sosyal işlevlerleri, ailevi sorumlulukları ya da günlük yaşama dair etkinliklerinin belirgin derecede bozulmuş olduğu, aşırı hüzün, özgüven kaybı, karamsarlık ile kendini belli eden ciddi bir hastalıktır.

Kişinin ilişki ve etkinliklerini etkilemeyen, üzgün olma durumu ve kişinin moralinin bozukluğu çoğu zaman depresyon olarak anılsa da klinik depresyon tıbbi bir teşhistir ve günlük kullanımdaki depresif olma durumundan çok daha farklıdır. . Depresif kişi kendisini yorgun, üzgün, tembel, sinirli, motivasyonsuz ve dünyadan kopuk hissedebilir. tedavi edilebilir olması ve tedavi oranının yükseklğine rağmen, çoğu zaman tanı konulmadan uzun süre devam eden depresyonlara rastlanır. Tanı konulmadan kronikleşen depresyonlarda kişi işini bırakmak zorunda kalabilir, ailevi sorunları çoğalır, madde ve alkol kullanımı, varolan sıkıntıyı gidermek amacıyla artabilir.

Belirtileri
  • Huzursuzluk
  • Aşırı kaygı ve endişe
  • Hiçbir şeyden zevk alamama
  • İştahsızlık/Aşırı yemek yeme
  • Çabuk yorulma
  • Uykusuzluk ve uyku problemleri yaşamak
  • Kilo kaybı
  • İntihara eğilim

Somatizasyon özellikle ülkemizde sıklıkla rastalan bir depresyon belirtisi olup, aşırı mutsuzluk ve sıkıntı halinin , fiziksel belirtilere dönüşmesi, kişinin sürekli olarak başağrısı, karın ağrısı, yorgunluk , eklem sızlamaları gibi şikayetlerinin olmasıdır. Hasta sürekli bu fiziksel yakınmalardan muzdarip olduğu halde bu durumun depresyon kaynaklı olduğu anlaşılamayabilir, kişi sürekli dahiliye, kardiyoloji, ortopedi gibi başka branşlarda şifa arıyor olabilir.

Bazı durumlarda kişi vücutsal (somatik) belirtiler (baş, karın, eklem vs. ağrıları, çarpıntı, nefes darlığı gibi kaygı durumları ya da cinsel bozukluk) belirtileri ile başvurabilir.

Karşılaşılabilecek cinsel bozukluk durumları arasında hem erkek hem de kadınlarda cinsel istekte azalma, ön sıralarda yer tutmaktadır. Kadınlarda depresyon sırasında adet dönemlerinde geçici kesilmeler, orgazm sorunları görülebilmektedir. Erkeklerde ise sertleşme bozukluğu görülebilmektedir.

İstek ve ilgide azalma ve kayıplar başlangıçta bir takım şeyleri mecburen ve daha uzun sürede yapmakla başlar. Hoşlanılarak yapılan etkinliklerde de azalma ve artık hiçbir şeyden zevk almama , hayattan soğuma ile sürer. Kişiler çocukları, eşlerine karşı hiçbir şey hissetmezler . İntiharı tek çıkar yol olarak görebilirler.

Kendiliğinden yaptıkları doğal hareketleri azalır. Konuşmaları da hareketleri gibi azalmış olup, yavaş ve kısık sesle konuşabilirler. Sorulara yanıt vermek için gereken süre uzamış ve tek kelimeyle yanıt alınmıştır. Zamanın çok yavaş geçtiği ya da durduğu şeklinde bir algı yaşanmaktadır. Unutkanlık, konuşma, tv den bir şeyler izleyememe ,konuşulanları anlama gibi konsantrasyon gereken durumlarda dikkati yoğunlaştıramama çok olmaktadır . İlerleyen depresyonlarda bazen aşırı alınganlık, şüphecilik , ölüm ile ilgili zihinden atılamayan fikir uğraşları olabilir, bu durumlarda hastaneye yatırılarak tedavi en uygun seçenektir.

Tedavi

İlaç tedavisi yanında psikoterapi mutlaka gereklidir. Sadece ilaç tedavisi zaman sınırlaması ve hasta yoğunluğu olan poliklinik ortamlarında tek seçenek gibi ortaya çıksa da kişinin hekimiyle iyi bir ilişki kurabilmesi, aradaki güvenin sağlanıp sorunların açıkyüreklilikle ifade edilip konuşulabilmesine ve tedavinin sonuçlarının daha hızlı alınmasına yol açar, bu nedenle depresyon hastaları ve yakınları ilaç tedavisinin yanısıra haftada en az bir defa hekimleriyle görüşmelerinde fayda olduğunu unutmamalıdırlar Antidepresan ilaç tedavinin en az 6 ay sürdürülmesi yaygın klinik uygulamadır ancak her zaman istisnaları olabilir. İlaç tedavisi erken kesildiğinde (daha iyi hissedilmesi, ekonomik nedenler ,yan etkiler vs. nedeniyle) en riskli dönemin ilk 4-8 hafta olduğu ama sonrasında da erken kesim halinde riskin yüksek olduğu saptanmıştır.

Major depresyon hastalarının % 15 kadarı intihar ederek hayatlarına son vermektedir. Hastanede yatan diyabet, kanser,kalp hastalıkları,felç gibi rahatsızlıkları olan kişilerin % 25 inde major depresyon görülmektedir. Depresyon kişilerin mesleki başarısını düşürmekte ve iş kayıplarına ; cinsel bozukluklara yol açarak evlilik sorunlarına; kişinin durumun etkisinden kurtulmak, kendini rahatlatmak için alkol ve uyuşturucu maddelere yönelmesi sonucu trafik kazaları, kavga ve suça yönelme görülebilmektedir. Depresyon teşhis ve tedavisi kolay olan bir hastalıktır, eğer kendinizde veya yakınlarınızdan birinde yoğun bir mutsuzluk , sıkıntı, uyku sorunları, karamsarlık, iş veya okul başarısında düşme fark ediyorsanız psikiyatristle görüşmekten çekinmeyiniz.