[email protected]

Erzurum'daki cinayetle gündeme gelen dijital kıyamet.

Dikkat! İnternete, zararlarına rağmen sınır getirememe ve kısıtlandığında yoğun sıkıntı gibi belirtilere neden olan internet bağımlılığı, 1990'lardan beri psikiyatri literatüründe. Bağımlılık, özellikle Uzakdoğu'da yaygın ve üniversite öğrencileri arasında yüzde 10'un üzerinde. Çin'deki önlemlerin başında MMORPG kategorisindeki önemli oyunlardan "world of warcraft"ın yasaklanması geliyor. İnternet bağımlılığı her yaş ve cinsiyette görülse de en büyük risk grubu 12-30 yaş aralığında. İnternet bağımlılarının toplam kullanıcılar arasındaki oranı yüzde 5 - 10. Zararlı kullanım ve bağımlılık öncesindeyse 6 ayla 3 yıl arasında değişen ortalama 1.5 yıllık süre bulunuyor.

Haftada ortalama 40 saatin üzerinde internet kullanımı riskli kabul ediliyor. Türkiye'de internet bağımlılığı yüzünden polikliniklere başvurular geçen yıla göre yüzde 60 arttı. Başvurulardaki yaş dağılımında 15 yaşındaki lise birinci sınıf öğrencilerinde ciddi artış gözleniyor. Bağımlılık erkek çocuklarında kızlardan 4 - 6 kat fazla. Kız çocuklarında MSN ve Facebook kullanımnda aşırılık, erkeklerde online oyun'lar daha belirgin. İnternet bağımlısı ergenlerde bilgisayar kullanımı ortalama 7-8 saat. Bilgisayar başında geçirilen uzun süreye bağlı olarak uykusuzluk, vücut şekli bozuklukları, obezite, epileptik (sara) nöbetler sık görülen belirtiler.

Online oyunların gündeme düşmesine neden olan, Erzurum'da 12 yaşındaki bir çocuğun öldürüldüğü cinayetin ayrıntıları henüz bilinmiyor. Ama birçok anne-babanın hiç duymadığı, duysa da anlam veremediği "char hırsızlığı" kavramı artık dağarcığımızda. MMORPG (massive multiplayer online role playing game) kategorisi olarak bilinen çoklu oyuncularla online olarak ve oyuncuların her birinin sanal dünyada kendi belirlediği karakterlerin üzerinden oynanan bilgisayar oyunları, birçok çocuk ve ergeni bağımlılık düzeyinde etkiliyor. Yaratılan çok geniş sanal dünyalarda, zaman içerisinde geliştirilen veya satın alınan karakterler olarak adlandırılan "char", oyunların önemli ögelerinden. Birçok çocuğu uykusuz bırakan "char" tutkusu zamanla çocukların aralarında böbürlenme veya güç gösterisine dönüşüp ihtiyaç haline geliyor. Tüm oyunlarda belirli oranda bulunması gereken rekabet duygusu kontrolsüz biçimde ortaya çıkarken "char" aşırı idealize ediliyor. Oyunlarda dönen hileler, online oyunların denetimsizliği, ülkemizde internetin göreceli olarak yeni olması yüzünden oluşan bu sektörden ailelerin çok azının haberi var.

Neden insan oyunda bir "char"a ihtiyaç duyar? Sahte bir imge yüzünden neden cinayet işlenir? Birçok online bilgisayar oyunundaki gerçeklik çizgisi değişmekte ve sanal ortamda yarattığımız anonim karakter bizden çok uzak noktada tasvir edilirken bu arayüzde süreç içinde kendimizden de kolaylıkla uzaklaşabilmemizi sağlamaktadır. Sonuçta temel ihtiyaçlar dışında dış dünyaya da gözler kapanabilir. Artık sadece o oyun vardır; o oyundaki güç ve arzular, hesaplaşmalar, çekişmeler, gruplaşmalar hayatın kendisi olup çıkmıştır. Dış gerçeklikten sık sık kopmaya çalıştığımız bu yüzyılda, zaten gerçeklik çizgisi henüz net oluşmamış çocuklarda bu oyunların nasıl bir tehlike arz edebileceği konusunda düşünmemiz gereken çok şey var. Kendine güvensiz, sosyal ilişki kurmaktan kaçınan; ciddi duygusal boşluk yaşayan; aile denetimi bulunmayan ve bu yüzden kendini de denetleyemeyen çocuklar bu tehlikelere daha açık.

Aileler ve bugünün çocukları arasındaki teknolojik uçurumdan kaynaklanan bilgisizlik, çocukların sanal ortamda çok daha kontrolsüz hareket etmesine ve tuzağa düşmesine neden olabilir. Ailelerden habersiz açılan hesaplar, toplanan paralar, internet cafe'lerde sabahlamalar ardı sıra gelebilecek tehlikelerdir. Çoğu zaman oyun olmaktan çıkıp hırs topuna dönüşen bu tehlikeli oyuncaklar, oyuncuyu esir eder. Okula devamsızlık, arkadaşlarla görüşmeme, sporu bırakma, oyun dışında bir şey düşünememe gibi bağımlılık etkilerinin yanında sürekli aynı şeyi tekrara dayalı düşünceler yaratıcılığa ciddi zarar vermektedir. Bir süre sonra aileyle çatışma çok artmakta, ailelerin önlemleri yetersiz kalmaktadır. Tüm bağımlılıklardaki gibi ilerlemiş durumlarda tedavi şartları da zorlaşmaya başlamıştır.

Online oyun bağımlılığı tüm bağımlılıklar gibi süreç içinde gelişir. Bu yüzden çocuk ve ergenlerin internette geçirdiği süreyi belirlemek ve izlemek ilk önlemlerdendir. Ailelerin bilinçli olması da çocukların denetlenebilmesinde önemlidir. Spora özendirme, sosyalliğin sağlanabileceği toplulukların oluşturulması, toplumsal bilincin geliştirilmesi ve internet cafelerin düzenlenmesi önemli katkı sağlayabilir.