Çocuğunuz “ele avuca sığmıyor” mu? Çok mu “yaramaz”? Yerinde duramıyor mu? Dikkatini uzun süre bir şeye veremiyor mu? Siz cümlenin sonuna gelene kadar o başka yerlere gitmiş mi oluyor? Yuvaya göndermeye başladıktan sonra bunlar daha da artarak bir sorun haline mi geldi? O zaman bu yazıyı okuyun ve size ve çocuğunuza uyduğunu düşünüyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana danışın.

ADHD okul çağındaki çocukların %8 ila ’unun etkileyen yaygın bir davranış bozukluğudur. Erkeklere bu tanının konma ihtimali kızlara göre üç kat fazladır ancak nedeni henüz tam olarak anlaşılamamıştır. ADHD’si olan çocuklar düşünmeden hareket ederler, hiperaktiftirler ve odaklanmakta zorluk çekerler. Onlardan ne beklendiğini anlasalar da uygulamakta güçlük çekebilirler çünkü yerlerinde duramazlar, dikkatlerini veremezler ve ayrıntılara dikkat edemezler.

Elbette bütün çocuklar, özellikle erken yaşta zaman zaman böyle davranırlar, hele heyecanlı veya kaygılıyken. ADHD’nin farkı belirtilerin daha uzun süreli olması ve daha farklı ortamlarda görülmesidir. Bu belirtiler çocuğun sosyal ve akademik işlevselliğini ve ev hayatını etkiler. Ancak uygun tedavi ile ADHD’si olan çocuklar bu belirtilerle başa çıkmayı öğrenebilir ve başarılı bir hayat sürdürebilirler.

Peki ADHD’nin belirtileri nelerdir?

1994 yılına kadar ADHD sadece Dikkat Eksikliği Bozukluğu (ADD) olarak biliniyordu. 1994 yılında ADHD adını aldı ve üç alt gruba ayrıldı:

Dikkatsiz Tip:
  • Detaylara dikkat edememe veya okulda veya diğer aktivitelerde dikkatsizlik hatası yapma eğilimi
  • Detaylara dikkat edememe veya okulda veya diğer aktivitelerde dikkatsizlik hatası yapma eğilimi
  • Yapılacak işlerde veya oyun aktivitelerinde dikkati sürdürmede zorluk
  • Bariz dinleme sorunları
  • Yönergeleri takip etmekte zorluk
  • Organizasyon sorunları
  • Zihinsel gayret gerektiren işlerden kaçınma veya bunları sevmeme
  • Oyuncak, defter veya ödev gibi şeyleri kaybetme eğilimi
  • Kolay dikkati dağılabilir olma
  • Günlük aktivitelerde unutkanlık
Hiperaktif-impulsif tip:
  • Yerinde duramama ve kıpırdanma
  • Oturduğu yerde kalmakta güçlük
  • Aşırı koşma veya tırmanma
  • Sessizce oynamakta güçlük
  • Sürekli hareket halinde olma
  • Aşırı konuşma
  • Sorunun tamamını duymadan cevap pat diye söyleme
  • Sırasını beklemede güçlük
  • Laf kesme veya izinsiz bir yere girme ile ilgili sorunlar

Kombine tip diğer iki tipin bir kombinasyonudur ve en yaygın olanıdır.

ADHD’ye kötü ebeveynliğin, fazla şekerin veya aşıların neden olmadığını bilmek önemlidir. ADHD’nin henüz tam olarak anlaşılamayan biyolojik kökenleri vardır. Araştırmalar ADHD’si olan çoğu çocuğun aynı hastalığa sahip bir akrabası olduğunu göstermektedir. Yakın zamanda yapılan araştırmalar hamilelik sırasında sigara içmenin de çocukta daha ADHD olması ile bağlantısı olduğunu ortaya koymuştur. Bazı araştırmalar ise erken yaşlarda aşırı televizyon seyretmenin ilerideki dikkat sorunları ile bağlantısı olduğunu öne sürmektedir. Ebeveynlerin önerilere uyması ve 2 yaşından küçük çocukların ekran başında (televizyon, DVD, video oyunları, bilgisayar) vakit geçirmesine izin vermemeleri, 2 yaşın üzerindeki çocukların ise günde bir iki saat veya daha az, kaliteli televizyon programları seyretmeleri gerekmektedir.

ADHD’si olan bir çocuk yetiştirmek genelde zorlayıcı olsa da onları “kötü” olmadıklarını ve bilerek böyle davranmadıklarını unutmamak gerekir. ADHD tanısı konan çocuklar davranışlarını ilaç tedavisi veya davranışçı terapi olmadan kontrol etmekte güçlük çekerler. Eğer ki siz de çocuğunuzda böyle bir eğilim olduğunu düşünüyorsanız vakit geçirmeden bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristi’ne danışın. Küçük yaşta ilaç kullanması korkusu ile doktora götürmemezlik etmeyin. Bu oldukça yaygın bir yanılgıdır. Çocuğunuzun davranışları bir noktada sizi de bıktırarak istemediğiniz sabırsız tepkiler vermenize yol açabilir. Uzman bir doktor ancak gerektiği takdirde çocuğunuza ilaç verecektir. Hem kendiniz için, hem onun için hayatı kolaylaştırabilirsiniz.