[email protected]

Cinsellik, sosyal kurallar, değer yargıları ve tabularla belirlenmiş, biyolojik, psikolojik, sosyal yönleri olan, özel bir yaşantı olarak tanımlanabilir. Biyolojik boyut, sosyal boyut ve psikolojik boyut olarak cinselliği 3 boyutta inceleyebiliriz. Biyolojik boyut, temel olarak üremeyi içermektedir. Sosyal boyutta ise iki insanın aile oluşunu yani evlenmesini içermektedir. Toplumsal örgütlenme açısından cinselliğin insanlığın eski çağlarından beri üst yapı kurumları içinde bir dizi kurallara bağlanmış olduğu bilinmektedir. Bu yanıyla cinsellik, değer yargılarından, inançlardan, geleneklerden bağımsız bir şekilde ele alınamamaktadır.

Psikolojik açıdan cinsellik, bireyin seçtiği, tasarladığı ve zaman zaman erteleyerek de olsa yaşadığı bir boyuttur. Burada “yakınlaşma, bütünleşme, bir olma” gereksinim ve isteği belirgindir. Duygusal paylaşımın yoğunluğu, yakınlaşmayı ve cinsel işlevi belirleyici rol oynamaktadır. Eşler arasında aşk ve sevgi eksikliği cinsel isteksizliğe neden olabilir. Ama yanılgıya düşülmemesi gerekir, cinsel isteksizliğin tek nedeni sevgi azlığı değildir, bir çok etkenin karmaşık ilişkisi sonucu ortaya çıkabilir.

Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Başkalarıyla olan sosyal ilişkiler
  • Yaşam koşulları
  • İçinde yaşanılan kültür özellikleri
  • Biyolojik yapı
  • Kendilik değeri

Cinselliğin başlama evresinde cinsel organlara kan akışında artmanın, ıslanmanın, göğüslerde büyümenin ve meme uçlarında dikleşmenin ortaya çıkmaması bayanlarda cinsel işlev bozukluğunun incelenmesini gerektirmektedir. Ayrıca cinsel haz da ortaya çıkmaz ya da çok zayıftır. Orgazm ise çoğunlukla olmaz. Erkekte ise dış genital organlar cinsel uyarıya belirgin duyarlılığa sahip değilse cinsel istek bozukluğu durumu incelenmelidir. Bazı erkek hastalar istekleri azalmış olduğundan sevişme sırasında konsantrasyonlarını kaybederler sertleşmeleri bozulabilir ya da boşalmaya ulaşmadan cinsel ilişkiyi bitirebilirler. Herhangi bir cinsel etkinliği başlatmak ya da eşinin başlattığı cinsel etkinliğe katılım konusunda isteksiz ya da az isteklidirler.

Sevgili okurlar, böyle bir durumda psikolog, kişinin yaşı ve yaşam koşulları gibi cinsel işlevselliği etkileyen etkenleri de göz önünde bulundurarak cinsel isteğin azaldığı ya da hiç olmadığı yargısına varmaktadır ve tedaviye başlamaktadır. Yukarıda saymış olduğum belirtileri yaşıyorsanız geç kalmadan bir uzmanla görüşmenizi öneririm.