Aileler çocuklarını, sözcükleri tanıma ve konuşma evresinde iyi gözlemlemelidirler. Her geç konuşma ve telaffuz problemleri disleksiye işaret etmemektedir ama bunlar, erken teşhis için önem teşkil etmektedir.

Kabullenmesi zor olsa da, öncelikle çocuğunuzun sıkıntısıyla yüzleşmeli, çok geç kalınmadan ve çocuğa zarar verilmeden, fark edilir edilmez bir uzmana danışın.

Çocuklara karşı zorlayıcı davranmayın, bu sürecin sizin için de zor olduğu düşünüldüğünde, ailelerin de bu konudaki eğitimi ve bilgi genişliği çok önemlidir.

Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin, başkalarıyla değil kendisiyle kıyaslayın. Bu sizin için de daha rahatlatıcı olacaktır.

Yaşadığınız güçlükleri okulla paylaşın ve öğretmeniyle işbirliği yapın. Tek başınıza bunlarla baş etmek yerine alacağınız destekler, hem sizin işinizi kolaylaştıracaktır, hem de başarıya daha hızlı ulaşabilmenize neden olacaktır.

Okul ve öğretmenle birebir iletişim ve işbirliğiyle çalışma, ilerlemenin en büyük etkenlerindendir.

Ayrıca okul dışında da gerekli destekleyici eğitim çalışmaları gerekiyorsa çocuk yönlendirilmeli bununla beraber bir psikoloğun da çocuğun gelişimini izlemesi sağlanmalıdır.

Çocuğunuza karşı sabırlı, hoşgörülü ve anlayışlı olun. Zorlandığı durumlarda öfkeli davranmayın. Sizin için de çok zorlu bir süreç ama hedefiniz çocuğunuzun daha iyi olması, bunu unutmayın. Davranışlarınızın tutarlı olmasına özen gösterin. Zorlukları karşısında, bir gün hoşgörülüyken diğer gün öfkeli davranmayın.

Her çocuğun yapamadıkları gibi yapabildikleri de vardır. Yapabildikleri üzerinden hareket edilip, başarıları övülmeli. Bu çocuğun özgüven gelişimi için çok önemlidir. Sizin için de çocuğunuzun başardığı alanlar görmek iyi gelecektir.

Çocuktan utanılmamalı ve toplumdan uzaklaştırılmamaldır çünkü bu beraberinde çocuğun kendinden utanmasını ve kendini toplumdan soyutlamasını getirebilir.

Çocuğa her şeyin yolunda olduğuna dair güven verilmeli. Önce çocuğunuza karşı bu güveni siz hissedin, daha sonra ona hissettirin. Eğer ailesinden güven almazsa, dışarıya güven sağlaması daha güç olacaktır.

Çocuğun kendini ifade etmesine, ve farklılıklarını ortaya koymasına izin verin. İstediği ve yapabildikleri şeyleri yapmaları için destekleyin. Sizden gördükleri destek, onları daha motive edecektir.

Çocuğunuzu kendi içinde değerlendirin. Dünden bugüne olan gelişmelerini takdir edin, bugünden yarına olabilecek hedefler koyun. Bu hedefler gerçekçi olsun ve büyük hedefler olmasın. Aynı hedefler sizin için de geçerli. Çocuğunuzun gelişimi için kendinize de büyük hedefler koymayın. Küçük ve sağlam adımlarla ilerlemek her zaman daha sağlıklıdır.

Sizin için ne kadar değerli ve önemli olduklarını, her durumda onlara yeterli ilgi ve sevgiyi göstererek verin. Onlara olan sevginizin başarılarıyla orantılı olmadığını vurgulayın. Verdiğiniz sevginin karşılığını da mutlaka alacaksınız.

Çocuğunuza arkadaşlarının öğrendiklerini, onun da öğreneceği fikrini aşılayın ve kendilerine güvenlerini arttıracak sosyal faaliyetlere yönlendirin. Buna siz de inanın. Çocuğunuz biraz daha fazla çalışarak da olsa, istediğiniz hedeflere ulaşacaktır.

Bu çocuklar konuları bilseler dahi sınav sorularını çabuk okuyamaz ve yanıtlayamazlar. Bu nedenle, sözlü sınav veya testlerin uygulanması faydalı olacaktır. Bunu öğretmenleriyle paylaşın.

Bu çocuklar sembolleri algılamada ve kelimelerle düşünmede zorluk çekerler. Dolayısıyla öğrenme ve ezberleme süreçleri çok sancılı olur. Öğretmenler bu süreci en iyiye ulaştırmak için, görsel tablolar ve resimler kullanmalıdırlar. Siz de evde beraber ders çalışırken bunlara dikkat edin.

Çocuğunuzun her başarısını takdir etmeyi unutmayın. Bu başarılar küçük olsa bile asla atlamayın çünkü çocuklarınızın özgüven geliştirmesi için bu çok önemlidir.

Çocuğunuzun eğitimiyle ilgili hissettiğiniz endişeleri ona yansıtmayın, aksine onu rahatlatın. Çünkü bu endişeleriniz, zamanla daha büyüyerek hem sizi hem de çocuğunuzu rahatsız edecek boyuta ulaşabilir.

Çocuğu bir şey öğretirken, bunun eğlenceli yollarını bulun. Okumayı eğlenceli bir hobi haline getirin. Siz ona yüksek sesle okuyun, o size. Bu şekilde ders zamanı sizin için de daha güzel bir hale gelecektir.

Disleksisi olan çocuklar ışığa karşı hassastır, dolayısıyla kitaplardaki siyah-beyaz renkler çocuğu rahatsız edebilir. Son dönemlerde yapılan bazı araştırmalarda, disleksisi olan çocukların renkli cam kullanılarak daha kaliteli ders çalıştığı ve öğrendiği saptanmıştır. Denemenizde fayda var!

Çocuğun hayatını kolaylaştırmaya çalışın. Sağ-sol yönlerin karıştırıyorsa, sağ bileğine kırmızı, sol bileğine mavi bileklik takın. Bir zaman sonra yön konusunda daha iyi olacaktır!

Çocuğunuzu bol bol sinema ve tiyatroya götürün, renkli hikaye kitapları alın. Daha sonra karşılıklı birbirinize anlatın. Çocuğunuzla yaşadığınız bu deneyimler, ilişkinizin kalitesini de arttıracaktır.

Ders çalışırken sık sık ama kısa aralıklarla mola vermesini sağlayın. Bu sizin yorgunluğunuz için de gereklidir.

Ona bol bol kitap okuyun.

Disleksili çocukların olabildiğince stresten uzak yaşaması gerekmektedir çünkü stres durumu daha da zorlaştırır. Çocuğunuza gevşeme ve stresten uzak kalma yollarını öğretin.

Çocuğun ders çalıştığı odadaki parlak ve dikkat çekici uyaranları kaldırın.

Çocuğa çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev egzersizleri verin. Mesela derse oturmadan önce, çalışacağı masanın hazırlığı gibi… bu sorumluluklar evdeki diğer işlerde de kendini göserecektir.

Çocuklar sürekli başarısızlıkla yüzleştiklerinden, evde yapabilecekleri küçük sorumluluklar verilmeli ve her seferinde takdir edilmeli.

Biraz önce de vurguladığım gibi bu çocuklar renklere çok duyarlıdır. Renkli boncuklar, kağıtlar vs kullanılarak, dikkat çalışmaları da yapabilirsiniz.

Çocukların görsel ve işitsel algı yeteneğini geliştirin:

  • Görsel algılama için; eşyaları sınıflama faaliyetleri, ayırt etme faaliyetleri, hafıza oyunları.
  • İşitsel algılama için; gözlerini kapayarak hatırlatma( el çırparak kaç kere çırptım deme, farklı sesler dinletip ne sesi olduğunu söyleme vs), cümle tamamlama oyunları gibi..
  • Okuldan eve geldiğinde, ders tekrarı yapabilirsiniz ama bundan önce oturup, o okuldayken neler yaptığınızı birbirinize anlatın.
  • Sınıfta ve evde kullanılan komutlar; kısa, basit ve net olmalıdır. Komutları karşıladıkça diğerine geçmelisiniz.
  • Evde derslere ilişkin soru-cevap şeklinde pekiştirme yapabilirsiniz.
  • Bu çocuklar başarısızlık beklentisi içinde oldukları için derste el kaldırmazlar. Onlara sınıfta söz hakkı verilmeli ve başardıklarında ödüllendirilmelidirler. Bunun için evde size düşen, sorular sorup, bildiğini söylemesine teşvik etmektir.
  • Bu çocukların, herhangi bir eyleme geçmeden önce düşünmesi sağlanmalıdır. Burada amaç; çocuğun kendisinin kullanacağı stratejileri sağlayarak kendine yeterli ve bağımsız olmasıdır.
  • Unutmamanız gerekiyor, çocuğunuz sizi hayal kırıklığına uğratmayacağından emin olmalı. Başarısız olsa bile o hissi ortadan kaldırmalısınız. Bunu çocuğunuza mutlaka belli edin!

Çocukla noktaları birleştirme çalışmaları yapın. Sizin için de eğlenceli olacaktır.

Okunaklı, hızlı ve düzgün yazamadığı zaman ona öfkelenmeyin, sabırlı olun ve yazacağına dair umut aşılayın. Sizin için de zor, ama ona umut aşılarken kendinize de aşılamış olacaksınız.

Kolay anlayabilecekleri kısa kelimelerden basit cümleler yazdırarak başlayın. Başardıkça daha zorlara geçin.

Çocukların kavram dünyası belirsizdir, bu sebeple yaşadıkları kararsızlıktan dolayı sık sık yönlendirmeye ihtiyaç duyarlar. Usanmadan yönlendirmeye çalışın.

Grup içinde başarabileceği görevler vermeye dikkat edin. Başarısızlık hissini çok sık yaşamaması ruhsal gelişimi için daha etkili olacaktır.

Daha çok resimli kitaplar kullanın. Görsellik öğrenmeleri için çok önemlidir.

Öğretmenler bu çocuklarla bireysel ilgilenmelidir. Mutlaka bunu öğretmenleriyle paylaşın.

Çabaları sözel ödülle desteklenmelidir. (her seferinde ve zaman geçirmeden)

Eğitimine en başarılı olduğu yerden başlanmalı, bir konu tamamen hallolmadan diğerine geçirilmemeli.

Okuma alıştırmaları günde 2-3 kere ve 5-10 dakikalık devreler halinde olmalı. Her gün mutlaka uygulanmalı ve çocuk yorulduğunda ara verilmelidir. Bu alıştırmaları kolaylıkla yapmaya başladığı zaman süre arttırılmalıdır. Bu süreçte yanlarında oturup, destekleyici olmanız, çocuğunuz için destekleyici olacaktır.

Okuma parçaları çocuğun ilgisini çeken konular üzerinde olmalıdır. Kendi zevkinizi bir kenara bırakın, onun tercihine göre okuma yapın.

Yazmaya hazırlık döneminde, tahta ve plastikten harfler, oyun hamurları ve harf resimleri verilmeli; harf yazdırılırken adı söylenmeli ve çocuğunda bunu sözlü ve yazılı tekrar etmesi istenmelidir.

Çocuğun yaptığı imla hatalarının kendisi tarafından bulunmasını sağlayın. Acele etmeyin, zaman tanıyın ve siz göstermeyin. Sabırla bekleyin.

Çocuğun sınıftaki yeri, tahtanın tam önünde olmalı ve yanına ona yardımcı olabilecek bir arkadaşı oturtulmalı.

Yazılı ödevlerini diğer arkadaşlarıyla kıyaslamayın. Kendindeki ilerlemelerin altını çizin ve takdir edin. Başkalarıyla kıyasladığınızda hem çocuğunuzda hem de sizde başarısızlık hissi oluşacak ve bu sizin motivasyonunuzu düşürecektir.

Eve geldiğinde hemen ödevlere boğulmasını engelleyin, bir şeyler yiyip dinlenmesine zaman verin. Bu süreçte okul dışında bir şeylerden bahsedin.

En önemlisi de çocuğunuzun yalnızca başarılarını değil, çabalarını da ödüllendirin.